Hacı Ata

Hocaefendi: 35 sene arkadaşlığımız var, Beni incitecek hiçbir şey söylemedi

Mesajlar Etiketlendi ‘kuran’

Kur'an Talimi DVD si…

Yazar HacıAta 01 Ekim 2009

1. dosyayı indirmek için tıklayınız…
2. dosyayı indirmek için tıklayınız…
3. dosyayı indirmek için tıklayınız…
4. dosyayı indirmek için tıklayınız…
5. dosyayı indirmek için tıklayınız…
6. dosyayı indirmek için tıklayınız…
7. dosyayı indirmek için tıklayınız…
8. dosyayı indirmek için tıklayınız…
9. dosyayı indirmek için tıklayınız…
10. dosyayı indirmek için tıklayınız…
11. dosyayı indirmek için tıklayınız…
12. dosyayı indirmek için tıklayınız…
13. dosyayı indirmek için tıklayınız…
14. dosyayı indirmek için tıklayınız…
15. dosyayı indirmek için tıklayınız…
16. dosyayı indirmek için tıklayınız…
17. dosyayı indirmek için tıklayınız…
18. dosyayı indirmek için tıklayınız…
19. dosyayı indirmek için tıklayınız…
20. dosyayı indirmek için tıklayınız…
21. dosyayı indirmek için tıklayınız…
22. dosyayı indirmek için tıklayınız…
23. dosyayı indirmek için tıklayınız…
24. dosyayı indirmek için tıklayınız…
25. dosyayı indirmek için tıklayınız…
26. dosyayı indirmek için tıklayınız…
27. dosyayı indirmek için tıklayınız…
28. dosyayı indirmek için tıklayınız…
29. dosyayı indirmek için tıklayınız…
30. dosyayı indirmek için tıklayınız…
31. dosyayı indirmek için tıklayınız…
32. dosyayı indirmek için tıklayınız…
33. dosyayı indirmek için tıklayınız…
34. dosyayı indirmek için tıklayınız…
35. dosyayı indirmek için tıklayınız…
36. dosyayı indirmek için tıklayınız…
37. dosyayı indirmek için tıklayınız…
38. dosyayı indirmek için tıklayınız…
39. dosyayı indirmek için tıklayınız…
40. dosyayı indirmek için tıklayınız…
41. dosyayı indirmek için tıklayınız…
42. dosyayı indirmek için tıklayınız…
43. dosyayı indirmek için tıklayınız…
44. dosyayı indirmek için tıklayınız…
45. dosyayı indirmek için tıklayınız…

Kur’an eğitimi hususunda uzman kişiler tarafından ciddi uğraşlar ve çabalar harcanarak, müzakereler yapılarak hazırlanan bu kıymetli DVD çalışmasını sizlerin istifadesine sunmak istiyoruz.

DVD içerisinde Kur’an talimi ve uygulamaları Ali Osman Atakul, Fazlı Lekesiz, İlhan Tok, Ramazan Pakdil, Kadir Temel, İsmail Biçer, İsmail Coşar, Fatih Çollak, Safvan Çakıroğlu, Nureddin Okumuş, Abdulkadir Şehidoğlu, Fikret Latifoğlu, Mustafa Orhan, İlhan Şengül, Abdurrahman Gürses, Hafız Osman Şahin, Erdal Güntay, Kurban Kumaş, Selami Seçkin, Fatih Koca, Ahmet Karalı, Mehmed Atıcı, Mehmed Göregen, Bilal Beyin, Remzi Ateşyürek, Adem Kemaneci, Recep Çalışkan ve İsmail Karaçam hocalarımızın ses ve videoları kullanılarak hazırlanmıştır.

DVD rahat indirilsin diye winrar programı ile 45 parçaya bölünmüştür. Aşağıdaki adreslerden dosyalar indirilebilir. Linke tıkladıkdan sonra açılan sayfadan “Download Now” butonuna basarak indirme işlemini başlatabilirsiniz. Dosyaları indirdikten sonra birleştirmek için Winrar progr….. ihtiyacınız olacaktır.

Eğer winrar programınız yoksa indirmek için tıklayın…

Yazı kategorisi: Kuran-ı Kerim | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Kuran surelerini dinleme ve Kuran surelerini mealiyle izleme

Yazar HacıAta 01 Ekim 2009

Freeware (Ücretsiz)
Türkçe
9 KB

Kuran Dinle, internet bağlantınız aracılığıyla Kuran-ı Kerim surelerini tecvitli ve güzel bir sesle dinlemenizi sağlar. Ayrıca dilerseniz mealiyle beraber Kuran-ı Kerim ayetlerini izleyerek Kuran okuma becerinizi de geliştirebilirsiniz.

Kuran Dinle programından faydalanmak için en düşük 256 kbps bağlantı önerilir. Böylelikle kesintisiz olarak dilediğiniz sureyi dinleyebilir ve çevrenize dinletebilirsiniz.

Yazılımın Temel İşlevleri:
Kuran surelerini dinleme
Kuran surelerini mealiyle izleme

indir

Yazı kategorisi: Kuran-ı Kerim | Etiketler: , | Leave a Comment »

Kur'an okumakla ilgili

Yazar HacıAta 01 Ekim 2009

Kur’an okumakla ilgiliSual: Kur’anı Türkçe tercümesinden okumak uygun mu?
CEVAP
Hayır, değildir. Diyanetin hazırladığı Kur’an-ı kerim mealinin önsözünde diyor ki:
(Kur’an-ı kerim, yalnız Türkçeye değil, hiçbir dile hakkıyla çevrilemez. Eski tefsirlerin ışığı altında verilen manalara da tercüme değil, meal demek uygundur. Kur’anın yalnız manasını ifade eden sözleri, Kur’an hükmünde tutmak, namazda okumak caiz olmaz. Hiçbir tercüme, aslının yerini tutamaz.)

Büyük İslam âlimi İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyurdu ki:
(Kur’an-ı kerimi Arapçadan başka harf ile yazmak ve Kur’an-ı kerim yerine tercümesini okumak haramdır. Kur’an-ı kerimi tercüme etmek başka, yapılan tercümeyi Kur’an yerine koymak başkadır. Arapçadan başka harf ile yazmak ve böyle yazılmış olanı okumak haramdır. Kur’anı Arapça harflerle, okunduğu gibi yazmak bile haramdır.) [Fetava-i fıkhıyye s.37]

Sual: Sitede deniyor ki: (Kur’anı Arapça harflerle, okunduğu gibi yazmak suretiyle değiştirmek bile haramdır.) Buna göre, Latin harfleriyle okunduğu gibi yazmak nasıl caiz olur? Sitede İslam harfleriyle yazıldığı gibi Latin harfleriyle de sureler yazılmıştır. Bu caiz midir? Suudilerin hacılara dağıttığı Mushafta okunuşuna yani tecvit kaidesine göre yazılmıştır. Bu caiz oluyor mu?
CEVAP
Kur’anı okunduğu gibi yazmak başka, bilmeyen birisine öğretmek niyetiyle okunuş şekliyle yazmak başkadır. Sitede ayrıca sesli olarak da veriliyor ki, yanlış okunmasın diye.

Suudilerin dağıttığı Mushafta, okunuşuna göre yazılmışsa, yani bazı harfler eksik veya fazla ise caiz olmaz.

Latin harfleriyle yazmak haramdır. Ama zaruret olunca, Mushafı değil, bazı sure ve âyetleri Latin harfleriyle yazmak caiz olur. Mushafı Latin harfleriyle yazmak için bir zaruret, bir ihtiyaç mevzubahis olamaz. Ama İslam harflerini bilmeyen, namazda okuyacağı, sure ve duaları Latin harfleriyle yazıp öğrenebilir. Sonra bilen birisine dinlettirir, doğru denirse okumaya devam eder.

Sual: Âyet-i kerimelerin mealleri okunurken bunlardan önce besmele okumakta ve sonunda (sadekallahülazim) demekte herhangi bir sakınca var mıdır?
CEVAP
Besmele çekilir de, sadaka…. denmez, çünkü onlar Allah’ın kelamı değil, mütercimin anladığı manalardır. Yanlış olma ihtimali her zaman mevcuttur. (Sadakallahülazîm = Allahü teâlâ doğru söyledi demektir.)

Sual: (Kur’an okuyan bir çok kimse var ki, Kur’an-ı kerim onlara lanet eder) hadis-i şerifini âlimler nasıl açıklamıştır?
CEVAP
Muhyiddin-i Arabi hazretleri (Müsamere) adındaki kitabında buyuruyor ki:
Hz. Ebu Hüreyre’nin haber verdiği hadis-i şerifte, (Bir zaman gelir ki, müslümanlar birbirlerinden ayrılır, parçalanırlar. Şeriatı bırakıp, kendi düşüncelerine, görüşlerine uyarlar. Kur’an-ı kerimi mizmarlardan, yani çalgılardan, şarkı gibi okurlar. Allah için değil, keyf için okurlar. Böyle okuyanlara ve dinleyenlere hiç sevap verilmez. Allahü teâlâ bunlara lanet eder. Azap verir!) buyuruldu. Başka bir hadis-i şerifte, (Kur’an-ı kerimi Arap şivesi ile, onların sesi ile okuyun! Fasıklar, şarkıcılar gibi okumayın!) buyuruldu.

Başka bir hadis-i şerifte, (Kur’an-ı kerim, okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır) buyuruldu. (Müslim)

Demek ki, Kur’an-ı kerim, Allah rızası için, dinimizin bildirdiği şekilde okuyana şefaat edecek, şarkıcılar gibi okuyana düşman olacak, ona lanet edecektir. (Şir’a)

Sual: Erkeklerin başı açık Kur’an okuması caiz mi?
CEVAP
Başı açık olarak okumak tenzihen mekruh olur. (Miftah-ül Cenne)

Sual: Vasıta sürerken direksiyon başında ezberden Kur’an okumak caiz mi?
CEVAP
Çok iyi olur.

Sual: İdrarlı yatalak hastanın yanında Yasin-i şerif okumak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Kur’an okumasını bilmiyorum. Bir hocaya Yasin okutup teybe aldım. Bu teybi babamın kabrine götürüp açıyorum. Teypten okunan Yasini babama dinletmekle, kendim okumam arasında fark var mı?
CEVAP
Çok fark vardır. Teypten okunan Kur’an-ı kerimin, Yasin-i şerifin ölüye faydası olmaz. (M.Erbea)

Sual: Namaz kılınan bir evde hiç Kur’an okunmasa, yani Kur’an okumayı bilen hiç kimse olmasa günah olur mu?
CEVAP
Bir evde namaz kılan varsa, o evde Kur’an-ı kerim okunuyor demektir. Ezbere okununca da Kur’an-ı kerim okunmuş olur. Bir evde ezbere de Kur’an-ı kerim okunmuyorsa, o ev kabir gibidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Evlerinizde Kur’an okumayı artırın! Kur’an okunmayan evin hayrı azalır, şerri çoğalır, o ev halkına darlık gelir.) [Dare kutni]

Sual: Muayyen özrü zuhur eden kadın, evde kocasının, oğlunun veya kızının okuduğu Kur’an-ı kerimi, mukabeleyi dinleyebilir mi?
CEVAP
Kur’an-ı kerime dokunmamak şartı ile mukabele dinlemekte mahzur yoktur. Ancak özürlü kadın, mukabele dinlemek için camiye gidemez. Camiye girmesi haram olur. Hatta camiye abdestsiz de girilmez. (Mevkufat)

(Evde mukabele okumanın sevabı olmaz) diyenler, dinimize iftira ediyorlar. Kadınların camiye gitmeyip, evde, kadın bir hocanın okuyacağı mukabeleyi dinlemeleri çok sevap olur.

Sual: Başı açık Kur’an okuyabilir miyim?
CEVAP
Kadının başı açık Kur’an okuması mekruhtur.

Sual: Evde hanım, geniş erkek pijaması giyili olduğu halde Kur’an-ı kerimi okuyabilir mi?
CEVAP
Okuyabilir.

Sual: Kur’an-ı kerim, iş yapanların yanında okunur mu?
CEVAP
Açıktan okunmaz. Onlar duymayacak kadar yavaşça okunur.

Sual: Camide Kur’an okunurken isteyen çıkıp gidebilir mi?
CEVAP
Çıkıp gidebilir, orada duruyorsa dinlemesi gerekir.

Sual: Teypten, banttan, radyodan okunan Kur’an-ı kerimi dinlemek, tekrar etmek günah mıdır? Yoksa iş yaparken mi dinlemek uygun değildir?
CEVAP
İş yaparken dinlemek uygun olmaz. İş yapmazken dinlenir, tekrar etmekte de mahzur yoktur, öğrenmek için de dinlemekte mahzur yoktur.

Sual: CD’den Kur’an dinlemek caiz mi? Dinlemekle hatim olur mu?
CEVAP
Öğrenmek niyetiyle dinlenir. Dinlemekle hatim olmaz.

Sual: (Tefekkürsüz Kur’an okumakta hayır yoktur) sözü âyet midir, kudsi hadis midir?
CEVAP
Âyet de hadis de değildir.

Sual: Kur’an-ı kerim okurken, bağdaş kurup okumak edebe aykırı mıdır?
CEVAP
Evet aykırıdır. Fakat yorulunca bağdaş kurmakta mahzur yoktur.

Sual: Kasetten Yasin-i şerif takip edilir mi?
CEVAP
Öğrenmek için dinlenir. İbadet için olmaz.

Sual: Cenaze kaldırılmadan önce yanında Kur’an okunur mu?
CEVAP
Cenazenin karşısında okunur.
Hasta yanında Yasin suresini okumak mühim sünnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Yanında Yasin-i şerif okunan hasta, suya doymuş olarak vefat eder ve doymuş olarak kabre girer.) Yani, can vermenin hasıl edeceği susuzluğu duymaz. Yasin-i şerifte, kıyamette olan şeyler, dünyanın geçici olduğu, Cennet nimetleri ve Cehennemdeki azaplar bildirildiğinden, hasta yanında okununca, iman ile gitmeye sebep olan şeyleri işitmiş olur. (Rad) suresini okumak, ruhun çıkmasını kolaylaştırır. İnsan ölünce, Hanefi’de necs olur. Kur’an-ı kerim, yanında değil, karşısında ve sessiz okunabilir. Diğer üç mezhebe göre necs olmaz.

Sual: Ölü yıkanmadan yanında Kur’an-ı kerim okumanın mekruh olduğu söylenmektedir. Doğru mudur?
CEVAP
Ölü yıkanmadan önce, yanında Kur’an-ı kerim okumaya mekruh diyen âlimler var ise de, ölünün üzeri örtülü iken ve yatağına bitişik olmayarak, sessiz okumak caizdir. (R. Muhtar)

Sual: Kabristanda Kur’an okumak caiz midir?
CEVAP
Evet, sünnettir. (Halebi-yi kebir)

Sual: Yasin’de Selamün…. diye başlayan âyeti üç kere okumak mı lazım?
CEVAP
Öyle bir şey yok, okunması da günah olmaz. Okumak lazım diyerek okumak bid’at olur.

Sual: Sure ve âyet okurken euzü besmele okunur mu?
CEVAP
Sure okurken, euzü ve besmele okunur. Âyet-i kerime okurken, âlimlerin çoğuna göre, yalnız euzü okunur, besmele okunmaz. Mesela Âyet-el kürsi, Amenerresulü, Hüvallahüllezi gibi âyetleri okurken besmele çekmek gerekmez. Sadece euzü okunur. Besmele de çekilirse mahzuru olmaz.

Sual: Sure veya âyet okurken euzü besmele çekmenin hükmü nedir?
CEVAP
Sure veya âyet okumaya başlarken euzü okumak vaciptir. Diğer surelere başlarken besmele okumak sünnettir.

Namaz içinde fatihadan önce besmele çekmek sünnet, namaz dışında fatiha okumaya başlarken besmele okumak vaciptir. Şafii mezhebinde ise her zaman fatiha okurken besmele çekmek farzdır.

Sual: Otobüste, dolmuşta müzik çalınırken, sessizce Kur’anı yüzüne bakarak okumak günah mı?
CEVAP
Günah olmaz, sevap olur. Müziği işitmez olur. Ancak fasıklar yanında okuyup fitneye, alaya sebep olmamalıdır. Belediye otobüslerinde bazen görüyoruz, kötü kimselerin alaylı bakışlarına, hatta sataşmalarına sebep oluyorlar. Böyle alaya sebep olmak günahtır.

Sual: (Tefekkürsüz Kur’an okumakta hayır yoktur) sözü uygun mu?
CEVAP
Tefekkürsüz Kur’an sözü herkes için değildir. Arapçayı ve diğer İslami ilimleri bilen için doğrudur. Fakat Arapça bilmeyene Kur’an okuman faydasızdır demektir ki çok yanlış olur. Çünkü Allahü teâlâ, (Anlamadan da Kur’an okuyan benim rızama kavuşur) buyuruyor.

Sual: Kur’an-ı kerim okurken, Tam İlmihal’deki ibni Kemal hazretlerinin duraklarını öğrendim. Buradaki med, sekte ne demektir?
CEVAP
Med uzatılacak demektir. Sekte durmak demektir, bir miktar durulur.

Sual: Kur’an-ı kerim okunduktan sonra veya duanın akabinde el fatiha deniliyor. Burada okunan nedir?
CEVAP
Fatiha okunur. Fakat okumak şart değildir, okunursa iyi olur. Hatta salevat-ı şerife getirip okumak daha iyidir.

Sual: Bazen mescitte Kur’an okuyorum. O sırada dışarıdan biri gelip selamün aleyküm diyor. Kur’anı okurken bölmek istemiyorum, içimden alsam selamı olur mu?
CEVAP
Kur’an okuyana selam verilmez. Almak zorunda değilsiniz.

Sual: Evimizde Kur’an var ama okuyan yok. Sıkıntılarımızın bir sebebi de bu olabilir mi?
CEVAP
Her gün az da olsa, Kur’an-ı kerim okuyan biri olmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kur’an okunmayan evin, hayrı azalır, şerri çoğalır, ev halkına darlık gelir.) [Dare Kutni]

Sual: Sandalyeye oturup yüzünden Kur’an okumak caiz mi?
CEVAP
Mushaf, belden aşağı olmazsa caizdir.

Sual: Kur’an-ı kerimi okurken, sandalyede veya divanda oturarak okumak (ayakları aşağı sallayarak) edebe mugayir midir?
CEVAP
Edebe mugayir değildir, okunabilir.

Sual: Kur’an okurken konuşulsa, tekrar okurken ne denir?
CEVAP
Âlimlerin çoğuna göre esteizü billah demek kâfidir.

Sual: Biri (Benim Mushafımı kimse okumasın) dese, onun Mushafından Kur’an okumak caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual: Kur’an kursunda herkes yüksek sesle okusa caiz olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Banttan dinlemekle hatim olur mu?
CEVAP
Olmaz.

Sual: Mukabeleyi dinlemekle hatim sevabı olur mu?
CEVAP
Dinlemekle olmaz. Dinleme sevabına kavuşulur.

Sual: Latin harfleriyle karışık elif ba ile Kur’an öğrenmek caiz mi?
CEVAP
Karışık olmayan ile hocadan öğrenmelidir!

Sual: Gizli okurken de meddi lazım dört elif miktarı çekilir mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Elifba okurken kaf koyun başlı, elif direk gibi demek caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Kur’an-ı kerim okuyanı güzel okuduğu için alkışlamak caiz mi?
CEVAP
Caizdir ve iyidir.

Sual: Göz ile Kur’an okumak caiz mi?
CEVAP
Göz ile okunmaz. Bakma sevabına kavuşulur.

Sual: Lafzatullah yerleri, kırmızı olan Mushafları okumak caiz mi?
CEVAP
Evet caizdir.

Sual: Küçük mescitte rahlede Kur’an okuyan oluyor. Yanından geçince, rahle belden aşağı kalıyor. Günah olur mu?
CEVAP
Günah olmaz.

Sual: Tecvide uygun okumak için Mushafa işaret koymak caiz mi?
CEVAP
Evet.

Sual: Kuleuzüleri çocuğa üflerken kendime de üflesem olur mu?
CEVAP
Ayrı ayrı okumak efdaldir.

Sual: Sure-i Muhammedi okuyup bitirdikten sonra mı, Muhammed ismi geçince mi salevat getirmek lazımdır?
CEVAP
Bitirdikten sonra.

Sual: Âyet-el-kürsiye Allahüla demek caiz mi?
CEVAP
Hayır.

Sual: Kur’anın latin harfli yazılışını abdestsiz okumak caiz mi?
CEVAP
Abdestli okumak da caiz değildir.

Sual: Sure-i Yusuftaki Teveffeni dua için Teveffena okunur mu?
CEVAP
Hayır.

Sual: Komşunun okuduğu Kur’an-ı kerimi, bizim evden rahatça işitiyoruz. Helaya gitmemiz caiz mi?
CEVAP
Evet. Günahı yüksek sesle okuyanadır.

Sual: Kur’an okunurken, farz-ı kifaye diye konuşuluyor. Caiz mi?
CEVAP
Günaha giriyorlar.

Sual: Haşr suresinin sonu nereden başlar?
CEVAP
Hüvallahüllezi’den başlar.Lev enzelna’dan veya La yestevi’den okumak daha iyidir.

Sual: Kur’an okumasını bilmeyen, sayfasını açıp baksa, sevap olur mu?
CEVAP
Kur’an okumasını bilmeyenin de, bereket için evde Mushaf bulundurması çok iyidir. Açıp sayfasına bakmak sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Beş şey ibadettir: Az yemek, camide oturmak, Kâbe’ye, Mushafa ve âlimin yüzüne bakmak.) [Deylemi]

Kur’an-ı kerimi öğrenmek zor değildir. Öğrenip okumak çok sevaptır. Hadis-i şerifte, (Ümmetimin yaptığı ibadetlerin en kıymetlisi, Kur’an-ı kerimi, Mushafa bakarak okumaktır) buyuruldu. (Şir’a)

Sual: Almanya’daki camimizin imamı, her akşam Yasin okuyordu. O gidince, yerine gelen imam, (Yasin okumak bid’at) diyerek okumuyor. Yasin okumak bid’at mi?
CEVAP
Bid’at değildir. İmam, tembelliğinden okumamış olabilir. Her zaman Kur’an-ı kerim ve Yasin-i şerif okumak sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Geceleyin Yasin okuyan, affedilmiş olarak sabaha çıkar.) [Buhari]
(Her gece Yasin okumaya devam eden şehid olarak ölür.) [Taberani]

Yasin-i şerif okumak bu kadar faziletli olmasına rağmen, okuma mecburiyeti yoktur. İmam okumuyorsa, oku diye onu sıkıştırmak doğru olmaz.

Sual: Hadis-i şerifte, (Sabah-akşam, Haşr suresinin son üç âyetini okuyan şehid olarak ölür) buyurulduğu için, sabah-akşam Haşr suresinin sonunu okuyorum. Camide kıldığım zaman imam okuyor, biz dinliyoruz. Ben okumasam, yine aynı sevaba kavuşur, şehid olarak ölür müyüm?
CEVAP
Kur’an-ı kerimi okumak sünnet, dinlemek farzdır. Dinleyen, okuyandan daha fazla sevap aldığı için, ayrıca okuması gerekmez. Her gece Amenerresulüyü okuyan da, imamdan dinlemişse, onun da okuması gerekmez. (Şir’a)

Sual: Her gece Tebareke suresi ile, Amenerresulü okuyorum. Tebareke’yi ve Amenerresulü’yü yatsı namazında zammı sure olarak okuyan, aynı fazilete kavuşur mu?
CEVAP
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Namazda okunan Kur’an-ı kerim, namaz dışında okunan Kur’an-ı kerimden daha sevaptır.) [Cami'ussagir şerhi]

Zammı sure olarak okununca, aynı sevaba fazlasıyla kavuşulduğuna göre, namazda okumak daha sevaptır.

Sual: Kuleuzüleri okuduktan sonra avuca üfleyip elleri vücuda sürmenin faydası var mı?
CEVAP
Resulullah efendimiz, bazı âyetleri okur mübarek avuçlarına üfler ve avuçları ile mübarek vücutlarını mesh ederlerdi. Birçok hastalık için iyidir

Sual: İki kişinin sesli olarak, bir odada hatim okumaları caiz mi?
CEVAP
Şaşırtmak ihtimali olduğu için mekruh olur.

Sual: Hatmi dinleyen, yavaşça kendi de okursa, hatim olur mu?
CEVAP
Evet.

Sual: Her sayfa 2 kere okunup Kur’an hatmedilse, 2 hatim mi olur?
CEVAP
Evet.

Sual: Hatimde bazıları İnşirah suresinden itibaren, bazıları da Duha suresinden itibaren Besmeleden önce Allahü ekber diyerek tekbir okuyorlar. Bunlar caiz mi, bid’at mi?
CEVAP
Caizdir, bid’at değildir. Hatta tekbir ile birlikte tehlil ve tahmid, yani Allahü ekber, La ilahe illallah vel hamdülillah demek de caizdir. (Sarih-in Nas)

Sual: Ramazan ayında kendi ölülerimizin ruhuna hatim indirmeye başladım. Sonra da başka insanlar geldi aklıma ve Ramazanda tanıdıklarımızdan da ölen oldu. Okumaya başlarken onlara niyet etmemiştim. Şimdi başka mevtaları da hatmime ekleyebilir miyim?
CEVAP
Evet onlara da hatta Âdem aleyhisselamdan bugüne kadar gelen her müslümana hediye edebilirsiniz ve her birine bölünmeden aynısı gider.

Sual: Biri (Okuduğun hatm-i tehlili ölmüş anama bağışla) dedi. Bağışladım. İki ay sonra başkasına da bağışlasam caiz olur mu?
CEVAP
Evet. Bütün müslümanlara da bağışlamak iyidir.

Sual: Kur’anı hangi süre içinde hatmetmek lazım? Namaz kaza borçları olan için bu değişir mi?
CEVAP
Üç günden aşağı olmaz. Haftada bir olur, ayda bir olur, senede bir olur. Duruma göre olur. Kazası olan önce kazalarını ödemeye çalışmalıdır.

Sual: Hatm-i şerif bitince Kur’an-ı kerimin sonundaki duayı hemen okuyup yeni bir hatme başlansa, sonrada camide topluca hatim duasına iştirak ettirilse uygun olur mu?
CEVAP
Hatim duası sonra da okunur. Hatim biter bitmez, hemen yeni bir hatme başlamak iyidir.
Sual: Toplu olarak hatim duası caiz mi?
CEVAP
Caizdir. Dua için toplanmak mekruhtur.

Sual: Kur’an-ı kerimi hatmeden kimse, bilmeden bazı yerlerde mana değişecek şekilde yanlışlık yapmışsa, hatim sevabı alır mı?
CEVAP
Alamaz. Doğru okuduğu yerlerin sevabını alır.

Sual: Hatim okununca ruhlarına hediye edilen kişilerin hepsine hatim sevabı hasıl oluyor. Buna göre tahsisin fazileti ne oluyor?
CEVAP
Peygamber efendimizin ruhuna göndermek duanın kabulü için şarttır. İsmen tahsis edilince, falanca tarafından gönderilmiştir diye mevtaya bildirilir. O da gönderene teveccüh eder. Gaflette değil ise ruhundan o anda istifade eder. Feyz alır. Diğerlerine sevap umumi olarak dağıtılır. Kimin gönderdiği bildirilmez.

Sual: Ölen hocam, eshab-ı kiramın bazılarına dil uzatırdı. Okuduğum Kur’anın sevabını bağışlamam caiz mi?
CEVAP
Hayır. Kur’an-ı kerimde hepsinin Cennetlik olduğu bildiriliyor. Cennetlik kimseye sövülmez. Sövene de Kur’an okunmaz.

Sual: Kur’an-ı kerim hatim ettikten sonra nasıl bir dua yapılır?
CEVAP
Farklı bir dua yok. Ne dua biliniyorsa o okunur. Mushafların sonunda bulunan dua da okunabilir.

Sual: Kur’an-ı kerimi üç günden önce hatmetmek caiz olmadığına göre, imam-ı a’zamın bir namazda hatmetmesinin sebebi nedir?
CEVAP
Caiz olmaz fetvası bizim gibi avam içindir.

Yazı kategorisi: Kuran-ı Kerim | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Kur'an Ufkunda İmtihân

Yazar HacıAta 01 Ekim 2009

İnsan, bir mânâda ‘imtihan’ demektir ve insanın olduğu her yerde illâ ki
imtihan da vardır. Hak dostları, “Mü’min, dini ve imanının salâbeti
miktârınca ibtilâ ve imtihana tâbi tutulur.” derler. (İbn Kesir, III-189)
Zâten İmtihan Kahramanı (Aleyhissilâm), “Belâlara uğrama bakımından
insanların en önde olanları, Peygamberler, sâlihler ve sonra da derecesine
göre diğerleridir” (Sahih-i İbn-i Hibbân, VII-160; Müstedrek, III-386)
buyurarak, imtihanın insanlar ve bilhassa üstün insanlar için bir yükselme
noktası olduğuna işaret eder. Hayat aslında bir baştan bir başa imtihandır.
Ama imtihanların en büyüklerine, ‘büyükler’ mâruz kalmıştır. Ve yine
büyüklerimiz, Allah, asfiyâsını fazilet bakımından kemâle kavuşturmak ve
kendi nezdinde onların derecelerini artırmak için türlü türlü imtihanlara
tâbi tutmayı sever, (Feyzu’l-Kadir, I-519) diyerek aynı noktaya parmak
basmışlardır.
Hz. Zekeriyya’nın (as) oğlu Yahya Peygamber kesilmiş, ilk üç raşid halife,
Hz. Hüseyin, İbn Zübeyr, İbn Cübeyr şehit edilmiş; Ebû Hanife uzun çileler
sonunda hapiste vefat etmiş, İmam-ı Mâlik defâatle sopalanmış ve neticede
kolu sakat kalmış; Ahmet b. Hanbel bayılıncaya kadar dövülmüş ve diri
diriyken etleri koparılıp parçalanmış; büyük âlim Süfyan asılacakken, kaçıp
saklanmış ve o haldeyken vefat etmiş ve meşhûr hadisçi Buhârî de kendi
beldesinden sürülmüştür… ve daha niceleri. Gün be gün kendisine
medyûniyetimizin arttığı Bediüzzaman da kendi ifâdeleriyle “….en küsûr
senelik bütün hayatımda dünya zevki n!!!!! birşey bilmiyorum.”
(Tarihçe-s.2206) diyerek dertlerin en büyüğünü başyücelerin çektiğine vurgu
yapmıştır. Ve günümüzün Muzdarip İnsanı ve daha niceleri…
Yaratılış gâyemiz; Ahsen-i Amel’e kavuşmak:
Yaratılış gâyemiz, Kur’ân’da mükerrer yerlerde ‘ahsen-i amel’e, yâni
yapılabilecek en güzel amele, en hayırlı işe ulaşmak olarak tespit
edilmiştir. “Bu kâinatı yaratması sizden hanginizin daha güzel iş ortaya
koyacağını imtihan etmek içindir.” (Hud, 7) Yine benzer bir âyet-i kerimede
“Biz, dünyada bulunan her şeyi ona bir zînet kıldık. Böylece insanlardan
kimin daha iyi iş gerçekleştireceğini ortaya koymak istedik.” (Kehf, 7)
buyrulmaktadır. Pek çok kimsenin bildiği bir sûrenin hemen ikinci âyeti de
aynı noktayı işâretlemektedir: “Hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını
denemek için, ölümü ve hayatı yaratan O’dur.” (Mülk, 2)
Görüldüğü üzere, kâinatın yaratılışı, yeryüzünün güzelliklere donatılması,
ölüm ve hayatın yaratılması, kısacası insanla ilgili herşeyin varlığa
kavuşturulması hep insan için ve insanların ‘ahsen-i amel’e kavuşup
kavuşamamalarının tesbit edilmesi içindir.
Nimetler, Nankör ile Şükredeni ortayı koymak içindir:
Cenâb-ı Hakk’ın vermiş olduğu bütün nimetler, yine imtihan için ve
insanların ‘şükür’ mü yoksa ‘nankörlük’ mü edeceğini ortaya çıkarmak
içindir: “..Süleyman, Kıraliçenin tahtının yanıbaşında durduğunu görünce:
“Bu, Rabbimin lütuflarındandır. Bu şükür mü edeceğim, yoksa nankörlerden mi
olacağım diye beni sınamak içindir..” (Neml, 40)
Demek ki maddî–mânevî herhangi bir nimet ve güzelliğe kavuşan bir kişi, bu
lütuflarla imtihan olduğunu aslâ unutmamalı ve neticede kendisine faydalı
olan şükrü kesinlikle elden bırakmamalıdır. Çünkü nimetlerin ihsan
edilmesinin sebeb-i hikmetlerinden biri de budur. Ve ayrıca, herhangi bir
nimete kavuşulduğunda bunun Allah tarafından olduğu bilinmeli ve ‘hâzâ min
fadi Rabbî’ denilmelidir.
Yaratılıştan gâye: İMTİHAN
Evet ‘yaratılış’tan maksat ‘imtihan’dır. Yüce Kitabımız, “Biz insanı katışık
bir meniden yarattık. Onu denemek istiyoruz..” (İnsan, 2) buyurmaktadır.
Değişik âyetlerde farklı lafızlarla ifâde edilse de öz itibariyle insanın
yaratılışından maksat, onun denenmesidir; Bediüzzaman’ın ifâdeleriyle
‘kömür’ mü yoksa ‘elmas’ mı, bu durumun ortaya çıkarılmasıdır.
İmtihansız Cennet zor;
Aşağıya mealen alacağımız âyetler nazar-ı itibara alındığında Cennet yolunun
türlü türlü imtihanlarla dolu olduğu apaçık anlaşılmaktadır. Çok büyük bir
lütuf olan Cennet’e girmek ve orada Cemâlullah’ı müşâhede etmek çeşit çeşit
imtihan potalarından sonra som altın haline gelinerek kıvama kavuşma
sâyesinde ancak elde edilebilecektir. Bu noktayı, çok dikkat çekici birkaç
ayetle izah etmemiz uygun olacaktır. “Yoksa siz, daha önce geçmiş ümmetlerin
başlarına gelen durumlara mâruz kalmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?
Onlar öyle ezici mihnetlere, öyle zorluklara dûçar oldular, öyle şiddetle
sarsıldılar ki, Peygamber ile yanındaki müminler bile “Allah’ın vaad ettiği
yardım ne zaman yetişecek?” diyecek duruma geldiler. İyi bilin ki Allah’ın
yardımı yakındır.” (Bakara, 214) “Allah, sizin içinizden cihad edenlerle
sabır gösterenleri ayırd edip meydana çıkarmadan, kolayca cennete
girivereceğinizi mi zannettiniz?” (Âl-i İmrân, 142) “Yoksa siz, Allah sizden
mücahede edenlerle Allah’tan, Resulünden ve müminlerden başkasını sırdaş
edinmeyenleri iyice ortaya çıkarmadan, kendi halinize bırakılacağınızı mı
zannettiniz? Halbuki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Tövbe, 16)
“Sizi mutlaka imtihan edeceğiz, ta ki içinizden mücahede edenleri, sabır ve
sebat gösterenleri tanıyacak ve gösterdiğiniz yararlılıkları imtihan
meydanlarında örnek göstereceğiz.” (Muhammed, 31) “Müminler sadece “İman
ettik” demeleri sebebiyle kendi hallerine bırakılıvereceklerini, imtihana
tâbi tutulmayacaklarını mı zannettiler?” (Ankebut, 2)
Görüldüğü üzere bu âyetler bize, Cennet yolunun çile ve ızdıraplarla, ağır
imtihanlarla dolu olduğunu bildirmektedir. Cennet yolu, gayret, himmet ve
dişimizi sıkıp dayanma gerektirmektedir. Ne diyelim! Bediüzzaman’ın (ra)
buyurduğu gibi, herhalde Cennet ucuz değil, Cehennem de lüzumsuz değil.
Zâlim ve Kâfirler için imtihan unsuru olmamak;
Kur’ân bize nasıl dua etmemizi öğrettiği gibi, ayrıca bir dua edebi de
öğretmektedir. Bu dua da, kâfir ve zâlimler için imtihan unsuru olmaktan
Allah’a sığınmayı salıklamaktadır. “Ey Ulu Rabbimiz, bizi kâfirlere deneme
konusu kılma, affet bizi.” (Mümtahine, 5) Yine aynı minvalde olmak üzere
başka bir yerde, “Ey Rabbimiz! Bizi o zalim kimselerin işkenceleri ile
imtihan etme…” (Yunus, 85)
‘Hayır’ ve ‘Şer’ ile imtihan;
“Her can ölümü tadacaktır. Biz, sizi sınamak için gâh şerle, gâh hayırla
imtihan ederiz. Sonunda Bizim huzurumuza getirileceksiniz.” (Enbiya, 35)
Seyyid Kutup’un da ‘Fî Zılâl’de söylediği gibi; varlıkla imtihan daha
zordur. Kulübede kulluk yapmak daha kolaydır ama saraylarda lüks bir hayat
içerisinde Allah’a dört dörtlük bir kul olabilmek ancak babayiğitlere mahsus
bir şeydir. Şerlerle, yokluklarla imtihan olan kişinin şayet varsa iradesi
dayanma gücü artar, bilenir ve önüne çıkan engellerin üstesinden gelmek
ister. Ancak varlık içindeki hiç yokluk görmemiş birinin durumu daha zordur.
Ancak birçok hadiste işaret edildiği gibi varlıkla imtihanı kazanmanın da
sevabı pek çoktur. Fakat varlıkla imtihanı başarabilmek de gerçekten pek
zordur. Elbette ki Cenâb-ı Hakk’ın koruduğu seçilmiş ve ısmarlama
şahsiyetler hariç… Onlar hakkında Ismarlama İnsan (Aleyhisselâm) şöyle
buyurmaktadır: “Mü’minin işleri hayret vericidir. Çünkü her işi iyiliktir
onun. Ve mü’minden başkası da böyle değildir. Mü’min bolluğa erişecek
olursa, şükreder bu onun için iyiliktir. Bir sıkıntıya düşecek olursa
sabreder, bu da onun için iyiliktir.” Ama sayıları çok azdır bunların.
Kişinin iyilikle sınanırken kötülükle sınandığı zamandan daha çok uyanık
olması gerekir. Her iki durumda da başarılı olmanın garantisi Allah’a
bağlılıktır.
Yine benzer bir âyet aynı gerçeği ortaya koyar: “Onları parça parça
topluluklar halinde dünyanın her yerine dağıttık. Aralarında iyi kimseler de
vardı, iyi olmayanlar da! Kötülüklerden dönüş yaparlar diye onları gâh
nimetler, gâh musîbetlerle imtihan ettik.” (A’raf, 168)
İMTİHAN UNSURLARI
MAL VE EVLÂT: Mal ve evlat insan için birer imtihan unsurudurlar. Allah
Rasulü (Aleyhisselam) “Her ümmetin bir (fitne) imtihanı vardır. Ümmetimin
imtihan unsuru da maldır.” buyurmuştur. Bu husus ayetlerde de dile
getirilmiştir. “Biliniz ki mallarınız ve evlatlarınız, sadece birer imtihan
konusudur. Büyük mükâfat ise, âhirette Allah nezdindedir.” (Enfâl, 28;
Teğâbün, 15) “Ey iman edenler! Gerek mallarınız, gerek evlatlarınız sizi
Allah’ı zikretmekten alıkoymasın! Bilin ki böyle yapanlar, en büyük kayba
uğrarlar.” (Münafikun, 9)
AÇLIK, KORKU, MALA/CANA/ÜRÜNE GELEN NOKSANLIK:
Herhangi bir şekilde insanların başına gelen açlık, korku, mala-cana ve
ürüne gelen zararlar-eksiklikler bunlar da birer imtihan unsurudurlar. İnsan
bu noktaları bu şekilde kabul edip, her şeyin birer imtihan olduğunu asla
unutmaması gerekir. “Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile,
yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri
müjdele!” (Bakara, 155) “Şu muhakkak ki gerek mallarınızda, gerek
canlarınızda imtihana tâbi tutulacaksınız.” (Âl-i İmrân, 186)
FARKLILIK:
Milyonlarca insan vardır. Bunların yaşantıları ve hayattan kazandıkları
farklı farklıdır. İnsanlarda bulunan maddi ve manevi farklılıkların hepsi
yine imtihan unsurudur. Bundan dolayı bu konunun da bir imtihan olduğu
bilinip, farklılıklara sahip olanların bu konuda da kazanmaya bakmaları
gerekir. “O’dur ki sizi dünyada halifeler yapmış ve verdiği nimetlerle sizi
denemek için kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Muhakkak ki Rabbin,
cezalandırmayı dilediğinde işi çarçabuk bitirir ve muhakkak O gafurdur,
rahimdir.” (En’am, 165)
PEYGAMBERE (aleyhisselâm) SAYGI:
Bu konuda daha başka noktalar üzerinde de durulabilir. Ancak, ‘Peygambere
saygı’nın da bir imtihan unsuru olduğunu söyleyip bu konuyu bağlamak
istiyoruz. “Peygamberin huzurunda seslerini ayarlayanlar var ya, işte Allah,
içindeki takvâyı ortaya çıkarmak için onların kalplerini sınamış ve onlar bu
imtihanı başarmışlardır. Onlara bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.”
(Hucurât, 3)
NETİCE:
Netice itibariyle, hayat bir imtihandan ibarettir. Burası bir hizmet ve
çalışma yeri, ötesi ise imtihanın sonucuna göre ya nimetlere doyma ya da
bitmeyen çileyi doldurma mekanıdır. Rabbim bizleri, imtihanımızın şuuruna
varıp, her türlü imtihan unsurundan başarıyla geçmeye muvaffak eylesin. Ve
sonunda da rızasına, sevgisine ve Cemalullah’a ulaştırsın.

Yazı kategorisi: Kuran-ı Kerim | Etiketler: , , | Leave a Comment »

KURAN MUCİZELERİ

Yazar HacıAta 30 Eylül 2009

KURAN MUCİZELERİ

Kuran Allah sözüdür ve bu gerçeği ispatlayan pek çok mucizesi vardır. Kuran mucizelerinden biri, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran’da bildirilmiş olmasıdır. Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir, fakat çeşitli ayetlerinde, son derece özlü, hikmetli ve mucizevi bir anlatım içinde aktarılan bazı bilimsel gerçekler, ancak 20. yüzyıl teknolojisi ile keşfedilebilmiştir. Kuran’ın indirildiği dönemde bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler, (Kuran mucizeleri) günümüz insanına Kuran’ın Allah sözü olduğunu bir kez daha ispat etmektedir.

KURAN ve ASTRONOMİ
Evrenin yoktan yaratılışı, evrenin genişlemesi, gökyüzündeki yörüngeler gibi ancak modern astronominin ulaştığı gerçekler, 1400 yıl önce Kuran’da haber verilmiştir.

KURAN ve FİZİK
Demir elementinin yıldızlarda oluştuğunu, maddenin “çift” olarak yaratıldığını ve zamanın göreceli olduğunu biliyor musunuz? Kuran’da bu bilimsel gerçeklerin hepsine işaret edilmiştir.

KURAN ve YERYÜZÜ
Kuran ayetlerinde, atmosferin katmanlarından dağların jeolojik işlevlerine, yağmurun oluşumundan deniz dibindeki etkilere kadar dünyamız hakkındaki pek çok bilimsel gerçek açıklanmaktadır.

KURAN ve BİYOLOJİ
Kuran’da insanın anne rahmindeki gelişimi, çağdaş embriyolojinin bulgularına tamamen paralel bir biçimde anlatılır.

KURAN’IN GELECEKLE İLGİLİ HABERLERİ
Allah gelecekte gerçekleşecek olan bazı olayları Kuran’da haber vermiş ve bu olaylar aynen haber verildiği gibi yaşanmıştır.

KURAN’IN GEÇMİŞ DÖNEMLERLE İLGİLİ HABERLERİ
Kuran’da geçmiş dönemler hakkında verilen bilgilerin bazıları yakın zamana kadar gizli kalmış bazı tarihsel gerçekleri açığa çıkarmaktadır.

KURAN’IN (19 Mucizesi) MATEMATİKSEL MUCİZELERİ
Kuran’da 19 mucizesi vardır. Benzer anlamlara sahip kelimelerin hep aynı sayıda tekrar edildiğini biliyor musunuz?

KURAN’IN EDEBİ YÖNDEN MÜKEMMELLİĞİ
Bilimsel ve tarihsel açılardan mucizevi özelliklerinin yanı sıra, Kuran aynı zamanda edebi yönden de hayranlık uyandırıcı, benzersiz bir üsluba sahiptir.

Yazı kategorisi: Kuran-ı Kerim | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Sure bazlı Kuran tilaveti

Yazar HacıAta 25 Eylül 2009

  • Quran Suras
  • No. Surah Name No. Surah Name No. Surah Name
    1 Al-Fatihah (The Opening) 2 Al-Baqarah (The Cow) 3 Al-Imran (The Family of Imran)
    4 An-Nisa (The Women) 5 Al-Maidah (The Table spread with Food) 6 Al-An’am (The Cattle)
    7 Al-A’raf (The Heights) 8 Al-Anfal (The Spoils of War) 9 At-Taubah (The Repentance)
    10 Yunus (Jonah) 11 Hud (Hud) 12 Yusuf (Joseph)
    13 Ar-Ra’d (The Thunder) 14 Ibrahim (Abraham) 15 Al-Hijr (The Rocky Tract)
    16 An-Nahl (The Bees) 17 Al-Isra (The Night Journey) 18 Al-Kahf (The Cave)
    19 Maryam (Mary) 20 Taha 21 Al-Anbiya (The Prophets)
    22 Al-Hajj (The Pilgrimage) 23 Al-Mu’minoon (The Believers) 24 An-Noor (The Light)
    25 Al-Furqan (The Criterion) 26 Ash-Shuara (The Poets) 27 An-Naml (The Ants)
    28 Al-Qasas (The Stories) 29 Al-Ankaboot (The Spider) 30 Ar-Room (The Romans)
    31 Luqman 32 As-Sajdah (The Prostration) 33 Al-Ahzab (The Combined Forces)
    34 Saba (Sheba) 35 Fatir (The Originator) 36 Ya-seen
    37 As-Saaffat (Those Ranges in Ranks) 38 Sad (The Letter Sad) 39 Az-Zumar (The Groups)
    40 Ghafir (The Forgiver God) 41 Fussilat (Explained in Detail) 42 Ash-Shura (Consultation)
    43 Az-Zukhruf (The Gold Adornment) 44 Ad-Dukhan (The Smoke) 45 Al-Jathiya (Crouching)
    46 Al-Ahqaf (The Curved Sand-hills) 47 Muhammad 48 Al-Fath (The Victory)
    49 Al-Hujurat (The Dwellings) 50 Qaf (The Letter Qaf) 51 Adh-Dhariyat (The Wind that Scatter)
    52 At-Tur (The Mount) 53 An-Najm (The Star) 54 Al-Qamar (The Moon)
    55 Ar-Rahman (The Most Graciouse) 56 Al-Waqi’ah (The Event) 57 Al-Hadid (The Iron)
    58 Al-Mujadilah (She That Disputeth) 59 Al-Hashr (The Gathering) 60 Al-Mumtahanah (The Woman to be examined)
    61 As-Saff (The Row) 62 Al-Jumu’ah (Friday) 63 Al-Munafiqoon (The Hypocrites)
    64 At-Taghabun (Mutual Loss & Gain) 65 At-Talaq (The Divorce) 66 At-Tahrim (The Prohibition)
    67 Al-Mulk (Dominion) 68 Al-Qalam (The Pen) 69 Al-Haaqqah (The Inevitable)
    70 Al-Ma’arij (The Ways of Ascent) 71 Nooh 72 Al-Jinn (The Jinn)
    73 Al-Muzzammil (The One wrapped in Garments) 74 Al-Muddaththir (The One Enveloped) 75 Al-Qiyamah (The Resurrection)
    76 Al-Insan (Man) 77 Al-Mursalat (Those sent forth) 78 An-Naba’ (The Great News)
    79 An-Nazi’at (Those who Pull Out) 80 Abasa (He frowned) 81 At-Takwir (The Overthrowing)
    82 Al-Infitar (The Cleaving) 83 Al-Mutaffifin (Those Who Deal in Fraud) 84 Al-Inshiqaq (The Splitting Asunder)
    85 Al-Burooj (The Big Stars) 86 At-Tariq (The Night-Comer) 87 Al-A’la (The Most High)
    88 Al-Ghashiya (The Overwhelming) 89 Al-Fajr (The Dawn) 90 Al-Balad (The City)
    91 Ash-Shams (The Sun) 92 Al-Layl (The Night) 93 Ad-Dhuha (The Forenoon)
    94 As-Sharh (The Opening Forth) 95 At-Tin (The Fig) 96 Al-’alaq (The Clot)
    97 Al-Qadr (The Night of Decree) 98 Al-Bayyinah (The Clear Evidence) 99 Az-Zalzalah (The Earthquake)
    100 Al-’adiyat (Those That Run) 101 Al-Qari’ah (The Striking Hour) 102 At-Takathur (The piling Up)
    103 Al-Asr (The Time) 104 Al-Humazah (The Slanderer) 105 Al-Fil (The Elephant)
    106 Quraish 107 Al-Ma’un (Small Kindnesses) 108 Al-Kauther (A River in Paradise)
    109 Al-Kafiroon (The Disbelievers) 110 An-Nasr (The Help) 111 Al-Masad (The Palm Fibre)
    112 Al-Ikhlas (Sincerity) 113 Al-Falaq (The Daybreak) 114 An-Nas (Mankind)

    Yazı kategorisi: Kuran-ı Kerim | Etiketler: , , | Leave a Comment »

    Muhammed Tusi-İran Dünya 1.si-KUR'AN Ziyafeti

    Yazar HacıAta 09 Eylül 2009

    Muhammed Tusi-İran Dünya 1.si-KUR’AN Ziyafeti

    Yazı kategorisi: Kuran-ı Kerim | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

     
    Takip Et

    Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

    Diğer 52.334 takipçiye katılın