Hacı Ata

Hocaefendi: 35 sene arkadaşlığımız var, Beni incitecek hiçbir şey söylemedi

Prof. Dr. Toktamış ATEŞ – Kırkpınar

Posted by HacıAta 30 Haziran 2010

Bir yandan “askeri vesayet”; bir yandan “hukuki vesayet”; bir yandan “demokratik açılım”; bir yandan “ekonomik sorunlar” derken; inanın “tıkandım.”

Bugün bu sorunlardan biraz uzaklaşarak ve sizi de uzaklaştırarak bambaşka bir konuya biraz da geçmişi anımsayarak “nostaljik” bir biçimde değinmek istiyorum. Edirne’deki “Kırkpınar güreşleri…”

Doğrusunu isterseniz güreş ve farklı güreş türleri konusunda fazla bilgi sahibi değilim ancak bildiğim kadarıyla yağlı güreş ve karakucak dışında minder güreşinin kuralları sürekli değişiyor. Puan ve harekete öncelik veren minder güreşi izleyicileri, bu güreşi git gide hızlandırma eğilimindeler. Kim bilir belki de onlar haklıdır…

Karakucakta olmasa bile; yağlı güreşte de temel bazı kurallar değişti. Eskiden yağlı güreş “yenişene kadar”; yani taraflardan biri yenilene ya da pes edene kadar sürerken; şimdi belli bir süre sonra “puan mücadelesine” geçiliyor ve puan alan güreşi kazanmış sayılıyor. Her ne kadar yağlı güreşin eski tiryakileri bu kuraldan pek hazzetmeseler de; galiba bunun başka çaresi de yok. Zira Kırkpınar güreşlerinde bile zaman zaman başpehlivanlık güreşinde sonuç alınamaz ve havanın kararması üzerine, güreş bir gün sonraya kalırdı. Bundan yıllarca önce; böyle bir şey benim başıma da gelmişti. Bin bir hevesle gittiğim bir Kırkpınar’da başpehlivanlık güreşinin sonunu görememiştim. Havanın kararması üzerine güreş bir gün sonraya bırakılmış ve geri dönmek zorunda kalmıştım. Üstelik Edirne-İstanbul arasındaki yol; şimdi olduğu gibi 2 saatlik bir yol değildi. O zamanki yol ve araç koşulları nedeniyle; Edirne İstanbul arası en azından 4-5 saat sürerdi. Hele trenle gitmeye kalkarsanız 7 saatlik bir tren yolculuğunu göze almanız gerekirdi.

x x x

Anımsadığım en eski Kırkpınar 1961 yılının Kırkpınar’ı. O zamanlar lise öğrencisiydim. Bir grup öğrenciyle birlikte Edirne’deki okullar arasındaki bir festivale gitmiştik. O zamanlar; Kırkpınar’a paralel olarak o türden festivaller de yapılır ve değişik kentlerden gelen öğrenciler yatılı okullarda konuk edilirlerdi. Biz de o zamanki öğretmen okulunda kalmıştık. Sanıyorum günümüzde “Kız Öğretmen Meslek Lisesi” olarak kullanılıyor.

O yıl Kırkpınar’a; 1960 Devrimi’nin “Milli Birlik Komitesi”nin bazı üyeleri gelmişti. Bunlardan biri yengemin kardeşi olduğu için pehlivanlarla tanışma fırsatım olmuştu. Duyduklarım ve gördüklerime inanamamıştım.

O yıl Kırkpınar başpehlivanlığının adayı İbrahim Karabacak adında ünlü bir pehlivandı. Karabacak aynı zamanda minder güreşinde de çok usta bir pehlivandı ve değişik dünya şampiyonası ve olimpiyat madalyaları vardı ancak şu anda net hatırlamadığım bir nedenden ötürü güreşlerden çekilmişti. Gene de kendini formda tutmak için gıdasına dikkat ediyordu. (!) Otelde çalışanların söylediklerine göre; sabah kahvaltısı olarak yağda 24 yumurta kızdırarak yemişti. (Artık bunu bana söyleyenlerin yalancısıyım.)

Bu türden büyük pehlivanlar güreşe çıktıkları zaman; saatler süren bir güreşte 2-3 kilo verebilirlermiş. (Darısı benim gibilerin başına.) Ve bir yağlı güreş mevsiminde; yani ilkbahardan yaz sonuna kadar en az 15-20 güreş şenliğinde yer alırlarmış. Tabii bunun sonucu olarak; başpehlivanlık düzeyinde pehlivanlar müthiş para kazanır ve kış aylarını bu kazandıkları paralarla ve güreş çalışarak geçirirlermiş.

Şimdiki başpehlivanların kazançlarının da bundan az olmadığını tahmin ve temenni ederim ancak bu güreşlerden hiçbiri Kırkpınar kadar prestijli değildir. İzleyen açısından da güreşlerin ün kazanması açısından da; hiçbirinin Kırkpınar’la boy ölçmesi söz konusu olamaz.

x x x

Bu tür güreş festivallerinde insanların gözü genellikle başpehlivanlık güreşlerindedir ama ben daha küçük “boyları” tercih ederim.

Zira asıl “kıran kırana” güreşler bu küçük boylarda gerçekleşir. Genç pehlivanlar hem bir üst boya geçmek için hem de ün kazanmak için güreşirler ve ellerinden geleni yapmaya çabalarlar. Zaten eskiden başpehlivanlık ve “başaltı” için çirkin tezgâhlar olduğuna dair dedikodular olurdu. Kulağı delik kimi uzmanlar kimlerin kazanacağına dair çok isabetli (!) tahminler yaparlardı. Çok şükür şimdilerde bu türden dedikodular çok azaldı.

Bu türden dedikodular azaldı ama “usta-çırak” ilişkisi ve “bölge” ya da “kent kasaba” ilişkileri gene (doğal olarak) devam ediyor. Bu sene de örneğini gördük. Usta çırak eşleşmesi olduğunda; usta kendi yetiştirdiği çırakla güreşmedi ve meydanı çırağına bıraktı. Zaten bu usta yani Ahmet Taşçı çok ilgiyle izlediğim bir pehlivan. Eskilerin tabiriyle “bu işin künhüne varmış.” Umalım daha uzun yıllar güreşmeyi sürdürür.

x x x

Bu yıl birkaç arkadaşımla birlikte Kırkpınar’a gitmeyi planlıyordum ama arkadaşlarımdan bazılarının vazgeçmesi üzerine bu planı uygulayamadım. Ahmet Taşçı’nın bir “Suma güreşçisi” ile yaptığı gösteri güreşini izlemek isterdim.

Tabii bu arada; festival alanındaki seyyar satıcıların yaptığı “kuzu çevirmesinin” tadına da bir kez daha bakmak isterdim. Trakya kıvırcık kuzusundan yapılan bu “çevirmenin” tadını hiçbir yerde bulamazsınız…

<h3><a title=”Permanent link to 2010 yılı Kırkpınar  Güreşlerinin videoları” rel=”bookmark” href=”../2010/06/30/2010-yili-kirkpinar-gureslerinin-videolari/”>2010 yılı Kırkpınar Güreşlerinin videoları</a></h3>
<a href=”../2010/06/28/tarihi-kirkpinar-yagli-gureslerinde-649-yil-da-geride-kaldi-er-meydaninda-gecen-senenin-baspehlivani-mehmet-yesil-yesil-ile-ali-gurbuz-arasindaki-finalde-kazanan-edirne-oldu-ancak-bu-kez-guresl/”>Tarihi  Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde 649. yıl da geride kaldı. Er Meydanı’nda  geçen senenin başpehlivanı Mehmet Yeşil Yeşil ile Ali Gürbüz arasındaki  finalde kazanan Edirne oldu. Ancak bu kez güreşler öncekilere nazaran  durgun geçti.</a>

<a title=”Kırkpınar Sumo Güreşçileri” href=”../2010/06/30/kirkpinar-sumo-gurescileri/”>Kırkpınar Sumo Güreşçileri</a>

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: